Üstat Kültüründe Statü

Para kullanmayan pek çok kültürde olduğu gibi üstatlık da şöhret üzerine kuruludur. İlginç problemleri çözmeye çalışırsınız fakat bu problemlerin ne kadar ilginç olduğuna ve çözümünüzün iyi olup olmadığına ancak sizin teknik düzeyinize sahip ya da sizden daha üstün olan üstatlar karar verebilir.

Üstatlık oyununda, skoru, başka üstatların sizin becerileriniz hakkında ne düşündüğüne göre tutmayı öğrenirsiniz (işte bu sebeple, size başka üstatlar üstat diyene kadar üstat olunmaz). Bu gerçek, üstatlığın yalnız bir uğraş olduğu sanısı ve ego veya dış etkenlerin bir motivasyon kaynağı olabileceğini reddetme alışkanlığı yüzünden bazen açıkça belirtilmez.

Üstatlık, antropologların "hediye kültürü" olarak tanımladıkları bir kültürdür. Bu kültürde şöhret ve statü, diğer insanlara egemen olmak, güzel olmak veya başkalarının istediği şeylere sahip olmakla sağlanmaz, bir şeyler vererek sağlanır. Özellikle de, zamanınızı, yaratıcılığınızı ve becerilerinizin ürününü vererek.

Üstatlar tarafından saygı duyulan biri olmak için yapabileceğiniz şeyler beş maddede toplanabilir:

Açık kaynak kodlu yazılım geliştirin.
Üstatların hoş veya kullanışlı olduğunu düşündükleri programlar yazmak ilk sırada gelir (en temel ve en geleneksel yol). Programınızın kaynak kodlarını kullanmaları için tüm üstatlara açın.

(Biz bu çalışmalara "free software" (özgür yazılım) derdik. Ama, "free" kelimesini hangi anlamda kullandığımızdan emin olmayan birçok kişinin kafası karıştı. Birçoğumuz artık bunun yerine "açık kaynak" (open source) yazılım kavramını kullanıyoruz.)

En saygın üstatlar,[57] geniş kapsamlı ihtiyaçları karşılayabilen, büyük ve kabiliyetli programlar yazan ve bunları herkesin kullanımı için veren kişilerdir.

Fakat burada tarihi bir noktayı da belirtmek gerekir. Üstatların aramızdaki açık-kaynak geliştiricilerine her zaman topluluğumuzun en sert özü olarak bakmalarına rağmen 1990'ların ortalarından önce üstatların çoğu kapalı kaynak kodlu yazılımlar üzerine çalışıyorlardı. Bu NASIL belgesinin ilk sürümünü yazdığım 1996'da bu hala geçerliydi. 1997'de açık-kaynak yazılımların genel kabul görmesi bu durumu değiştirdi. Bugün "üstat topluluğu" ve "açık-kaynak geliştiricileri" aynı kültürü ve insanları tarif etmektedir - ama bunun her zaman böyle olmadığını hatırlamakta yarar var.

Açık kaynaklı yazılımların testlerine ve hata ayıklamalarına yardım edin.
Açık kaynaklı yazılımların hatalarını ayıklayanlara da saygı duyulur. Bu mükemmel olmayan dünyada, yazılım geliştirme zamanımızın büyük çoğunluğunu kaçınılmaz bir şekilde hata ayıklama ile geçiriyoruz. Herhangi bir açık kaynak yazılım geliştiricisi için iyi beta denetleyiciler (belirtileri tanımlamayı bilen, problemlerin çıkış noktasını tespit edebilen, çabucak çıkartılan bir sürümdeki hatalara katlanabilen ve birkaç tanıma yordamı uygulayabilen), ağırlıkları kadar yakut ederler. Bunlardan bir tanesi bile hata ayıklama sürecini bir kabus olmaktan rutin bir can sıkıntısına dönüştürebilir.

Eğer yeniyseniz, geliştirilmekte olan, ilginizi çekebilecek bir program bulun ve iyi bir beta denetleyicisi olun. Program denetimine yardımdan hata ayıklamaya, hata ayıklamadan programların değiştirilmesine kadar giden doğal bir ilerleme süreci vardır. Bu yolda birçok şey öğreneceksiniz ve size de ileride yardımcı olabilecek insanlarla iyi ilişkiler kuracaksınız.

Kullanılabilir bilgi yayınlayın.
Bir başka güzel şey de, SSS (Sıkça Sorulan Sorular) listeleri gibi belgeler düzenlemek veya sanaldoku sayfalarında kullanışlı ve ilginç bilgileri toplamak ve düzenlemektir.

Önemli teknik SSS'leri yönetenler, hemen hemen açık kaynak yazarları kadar saygı görürler.

Altyapı çalışmalarının devamına yardım edin.
Üstat kültürü gönüllülerce yaşatılır. Birçok zorunluluk vardır, ama bu zorunlu ve gözönünde olmayan sıkıcı çalışmalar, üstat kültürünün yaşatılmasını sağlar -- posta listeleri ve haber grupları yönetmek, büyük yazılım arşivleri içeren sitelerini işletmek, RFC'ler ve diğer teknik standartlar geliştirmek gibi.

Bu işleri yapan insanlar büyük saygı toplarlar, çünkü, bu işlerin çok zaman aldığını ve kod ile oynamak kadar zevkli olmadığını herkes bilir. Bu işleri yapmak kendini adamışlığa işarettir.

Üstat kültürüne hizmet edin.
Son olarak, kültüre hizmet edebilir ve bu kültürü yayabilirsiniz (örneğin, nasıl üstat olunacağına dair bir belge yazarak :-)). Bu konuma ancak bir süredir ortalardaysanız ve yukarıdaki dört maddeden birinden dolayı bilinen biriyseniz gelebilirsiniz.

Üstat kültürünün liderleri yoktur ama, tarihe mal olmuş kahramanları, büyükleri ve sözcüleri vardır. Siperlerde yeteri kadar uzun zaman kaldıktan sonra, belki siz de bunlardan biri olacaksınız. Sakının: üstatlar, kültürlerindeki büyük kişilerde yükseklik egosu olmasını sevmezler ve onlara güvenmezler. Bu tarz bir şöhret oldukça tehlikelidir.



[57] Çevirenin Notu: Eric Steven Raymond buna yarı-tanrı anlamında "demigod" demiştir.